KUM SAATİ
Kum saati çalışıyor…
Zaman bir kum gibi akıp gidiyor ayaklarımızın altından. Yaşam bir kum saatiyse
akan her bir zerre büyük değerler barındırıyor içinde. Aşk, Sevgi, Özlem, Acı, Izdırap v.s. Büyük değerler yaratmak bizim elimizde
aslında. Sevgi koymak biraz, dostluk katmak, acımtırak, buruk bir sevgi bile
olsa iyi değil midir acıdan, ızdıraptan. Dönüşü
olmayan bu güzel yolculuğun hoş sohbet, şen şakrak, güle oynaya geçmesi için
elimizden geleni yapmalıyız esasen.
Bizden öncekilerin de yürekleri vardı, sevgiler barındırıyordu içlerinde…
Zorluklarda yaşadılar… Yokluklarla, bir parça kuru ekmekle, bir çarık takamadan
ayaklarına, bir damla su dahi içemeden terk ettiler bu dünyayı. Yaşamın güzel
yanlarını dahi göremeden yarınlara bırakmak için bu kara parçasını, canlarıyla
ödediler büyük bedeli. Hem öyle zor günler geçirdiler ki; belki, sevgi
sözcüğünün ne büyük anlamlar içerdiğini, ona ne derin manalar yüklendiğini dahi
anlayamadan kum saatinin son zerresi düştü hayatlarına acımasızca. Niçin
yaptılar; neden kum saati onlar için bizim ki kadar cömert değildi? Neden
yaşama her şeye rağmen sarılmayı değil de kanlarının son damlasına kadar bu
kara parçası için harcadılar? Çünkü Onlar birer kahramandı… Ne bizlerin birkaç
satırla yazabileceğimiz, ne de onlardan öncekilerin tam olarak tarif
edebilecekleri bir kahramanlık değildi bu… O gün yaşanması kaçınılmaz bu büyük
bir fedakârlık, özveri ve her şeydi.
Bu gün yaşananları da görmezden gelmemeliyiz. Geçmişte yaşanan büyük değerlere
sahip çıkarak onlara yüklenmesi gereken anlamları da tam olarak yerine koyup,
yeniden cereyan eden yurt savunması
için daha büyük anlamlar yüklemeliyiz yaşama. Bu büyük değerler bizim en
vazgeçilmez mirasımız değil midir? Tarih tekerrür ediyor. Zaman bize
öğrendiklerimizi yeniden yeni anlamlarla yoğurup, harmanlayıp
yarınlara en büyük miras olarak vatan sevgisini bırakmayı ve o uğurda yaşamı
hiçe saymayı emrediyor.
Değer yaratmalıyız hepimiz. Bizim için büyük özveriler istemeyen küçük değerler
de olabilir, belki başkalarının yapamayacağı kadar büyük değerler de olabilir.
Önemli olan bize kadar ulaşmış bu paha biçilmez değerlere sahip çıkmak ve ona
kendimizce önem arz eden yeni ilave duygular yükleyerek ve bizden sonra
geleceklerinde bizim gibi değer katarak önem verecekleri, pervasızca
savunulacak bir miras olarak bakmalarını sağlamak.
Kum saati çalışıyor…
Yaşam bir kum saatiyse kimin hangi anını yaşadığını kim bilebilir ki… Gerçekte
yaşam üç günden ibaret değil midir? Dün yaşandı iyi veya kötü, bu gün yaşanıyor
bütün çıplaklığıyla, yarın ne olacak kim bilebilir ki…
Bu güne değer katalım bizden öncekilerin emeklerine saygı duyarak.
Değerlerimize sahip çıkalım ve onlara yeni anlamlar yükleyerek, sevgiyle
yoğurarak, değerleri olabildiğince büyüterek yarınlara emanet edelim. Ve bunu
bu gün yapalım, belki kum saatimizin son zerrecikleri akıyordur fanusa…
Resul Tunçdemir