Sevgili Çocuklar Sizi Anlamak Çok Zor!!
Avrupa’da yaşayan genç kuşaklarımız;
Benim gibi Alamanya’ya gelen birinci
kuşaktan babalarınız, anneleriniz, dayılarınız, teyzelerinizin kimi çiftçilik,
çobanlık, kimilerimiz de İstanbul’da hamballık yapmaktaydık.
Kültür düzeyimiz o kadar da yüksek değildi ama görüp
geçirdiklerimiz bize bazı şeyler öğretmişti. Deneyimlerimize dayanarak
Avrupa”da yaşadığımız ülkelerin yasa ve yaşam koşullarına ayak uydurmak
için elimizden geleni yapmaya çalışırken hanımlarımızı ve çocuklarımızı
buralara getirdik. Bunun en önemli nedeni çocuklarımızın işsizlikten, çobanlık
tan, çiftçilikten ve hamballıktan kurtulması içindi.
Bu anlayışla sizleri alman okullarına yollayarak kendimizdeki
eksiklikleri sizinle tamamlamak istedik. Bu çabalarımız sürerken birde baktık
ki sizlerle de aramızda uçurumlar oluşuyor. Bu seferde sizleri kaybetme
korkusuna kapıldık.
Memleketimizden kopmamanız için uğraşmaya çalışırken yıllar
yılları kovaladı dil, okul, kültür, uyum, askerlik, emeklilik gibi çok
karışık sorunlarla karşı karşıya kaldık. Bunların bazıları uykularımızı
süsleyen kendi öz memleketimizden, bazı sorunlarda yaşamakta olduğumuz
yaban-ellerden kaynaklanıyordu. Çocuklarımız bu karmaşık sorunların üstesinden
gelmelilerdi ama nasıl? Derken Avrupa ülkelerinde yaşayan Ulukışlalıların
senede bir gün buluşma ve aynı zamanda dernekleşme çalışmaları başladı ve ben
bu sorunların altında sıkışan biri olarak haa
dedim! şimdi çıkış yolu bulundu...
Bizim birinci kuşak yapamadı ama bizden sonrakiler başaracak
diye düşündüm. Hem Avrupa’da birbirlerine sahip çıkacaklar hem de geldiğimiz
dede ve baba yurduna sahip çıkacağınızı düşündüm. Bize bu kadarcıkta
olsa sevinme fırsatı verdiğinize çok sevindim. Sağ olun var olun. Sizlere
yakışanda bu olmalı birlik beraberlik ve birbirinizi sevmek sevmek
sevmek...
Bu sevindirici başlangıçların gururunu yaşamaya çalışırken
çağımıza damgasını vuran internet ortamının da araya girmesiyle bazı
yanlış anlaşılmaların ve farklı yorumların olduğu kanısına vardım.
Bu durum beni üzdüğü gibi belki sizlerinde atalarını
üzüyordur.
Ulukışlalıların buluşup birbirleriyle kaynaşmasının kime ne zararı
var?
Aranızda oluşan şahsi tartışmalara lütfen son verin, sahsi tartışmaların toplumsal çalışmaların önünü tıkaması
anlaşılır bir durum degildir.
Bu tartışmalardan kimseye bir fayda gelmez çocuklar,
şahsiyetinize zarar verir.
Hele hele Derneğinizinde
ismi olan Ulukışlalılara bu tür tartışmalar hiç yakışmaz. Dernek tüm
Ulukışlalıları kucaklamalı ve böyle büyümeli bu amaç uğruna çalışılmalı şahsı
konuların sorunların arkasında koşarak başarıya varılamayacağı
herkes tarafından biliniyor olmalı.
Tüm çalışmaları şahsilikten çıkartıp sadece Ulukışlalılar olarak
birbirinize kenetlenmelisiniz.
Dernek çalışması da bunu gerektirmektedir.
Bu serzenişlerimden dolayı beni bağışlayın...
Birinci kuşaktan Ramazan Duruöz
amcanızın sizlere nasihatı sayın...
Alınılacak ya da kızılacak bir bir durum
olmadığını düşünüyorum.
Her çalışmanın daha iyiye gitmesi için aklımın erdiğini tüm genç
kuşaklarla paylaşmak istedim.
Bu çalışmalarda olumlu katkısı olan tüm gençleri sevgiyle
kucaklarım.
Saygıyla sevgiyle...
Allaha emanet olun..
Ramazan Duruöz