DÜŞÜNCE PINARI
Her birimiz bir şekilde ekmek kavgası yüzünden kasabadan
ayrılmış yurdun dört bir tarafında ve ülke dışında bulunuyoruz. Çoğu konuları
yazıp çizmeye başladığımız şu günlerde, teknolojinin verdiği bir çoğu nimetten
faydalanırken kasabamızda bizzat ikamet etmekte olan kişilerin düşüncelerinin
daha önemli olduğunu düşünüyorum.
Ancak bu şu demek değildir; kimse düşüncesini beyan
etmesin sadece kasabada ikamet edenler konuşsun düşüncesini söylesin.Sanırım
sizlerde kabul edersiniz ki sancıları sıkıntıları orada yaşayanlar daha iyi bilir.Kanımca kasabanın ana sıkıntıları insanları bir
şekilde birbirlerine cephe alacak vaziyete taşıyan polemiklerin ortadan kaldırılmasıdır.Birbirleriyle bir şekilde karşı karşıya getirilmiş
olan insanların insanca yaşamak amacı olmalıdır.Kutuplaştırılarak
kendi sıkıntı ve dertlerini unutturup çeşitli çizgilerde hareket ettirme
mantığına pirim verilmemelidir.
Hazır gündemde festival olgusu varken birkaç kelime
etmeden geçmek istemiyorum.Elbette işleri güçleri
eleştiri olan ekabirlerimiz eleştiri bombardımanına tutacaklardır. İçi boş
dolduralım boşaltalım gibi.Beyler günümüz yaşam
standardında ekonomik değerlerin kol gezdiği ekonomisi zayıf olanların
başkalarının boyunduruğundan kurtulamadığı bir dönemde yaşandığını hatırlatmak isterim.İşte hal böyle iken ne kadar laf salatası yaparsak
yapalım hayallerimizi gerçekleştirme imkanı zordadır.
Mevcut festival pozisyonunun korunması ve bu koruma
esnasında imkanlar ölçüsünde içeriğine ne katabilirsek devamından yana olduğumu
söylemek isterim.Çünkü kasabamıza muhakkak bir şeyler
kattığına inanıyorum.İlk şenlik günlerini
hatırlıyorum da son düzenlenen festivalin yanında cüce kalır.Devam
ettikçe insanların çabası olmasa bile kendince büyüyecek ve literatürde yerini
alacaktır.
Sonuç olarak kasaba da bizzat ikamet eden halkımızın bu
konularda daha çok söz söylemesi gerektiği kanısındayım.”Dökme suyla değirmen
dönmez” atasözünü hatırlatır esenlikler dilerim.
22.03.2006 Ahmet AKYAYLA