GERÇEKLERİMİZ

 

‘..GAZİ’NİN KIZLARI!..’ NA İLETMEK ÜZERE  

Sayın ATİLLA İLHAN’ın

       8 Mart 2004 Dünya Kadınlar Günündeki yazısıyla ‘GAZİ’NİN KIZLARI’NDAN örnekler veriyorsunuz.

       Işınsal ‘Elimden gelen her şeyi yapacağım’ diyor.

       Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde böyle haykırışlar yapabilen ‘Gazi’nin Kızlarını duymak ne mutlu. Anadolu’nun şu bozkırında, Niğde’sinde bana bile umut verdi, güç verdi.

       Işınsal’a teşekkür ediyorum. O, Sivas kongresine katılan gençlik temsilcisi Hikmet gibi Türk gençliğine haykırıyor.

     ‘..ben elim kolum bağlı, olanları ve onları seyretmek istemiyorum. Yapabileceğim bir şey muhakkak olmalı. 80 yaşına gelmiş Cumhuriyetimizin, daha uzun süre yaşayabileceğinden şüpheliyim. ATATÜRK’ün bize emanet ettiği bu ülkenin,geldiği durumdan dolayı vicdanım hiç rahat değil. Kendimi O’na ihanet etmiş gibi hissediyorum. Her gün Atatürk’ün Gençliğe Söylemi’ni defalarca okuyor ve okudukça O’na elimden gelen her şeyi yapacağıma söz veriyorum. Sizden bir şey rica ediyorum. Lütfen bana bir yol gösterin. Biliyorum ilk adımı atsam gerisi gelecek. Ben buradayım ve her şeyi yapmaya hazırım’ demektedir.

      Her şeyin özeti ve gereği olanı ‘Gazi’nin sözcüsü Sayın A. İlhan özetlemiş ve;

     ‘Üzülme Işınsal, şu mesajı çekmekle, sen ilk adımı attın bile kızım!’ demişsiniz.

      Ya; adı sizde saklı olan Zeynep Köklügil özsevisine ne demeli?

      Ben de, Ankara Bahçelievler İlköğretmen Okulunu 1965 yılında bitirdim. Derece alamadan bitirip 30 yıl köy öğretmenliği yaptım. 30. yılımda Niğde il merkezine atandığımda ‘muradıma erdim.’ dedim ve emekli oldum.

      Ülkemizin 1930 yıllarındaki onurunu ve bağımsızlığını kazanabilmesinin tek seçeneği ‘Gerçek Kemalistlerin siyasi iradeyi elde etmeleri ile gerçekleşeceğine inandığım için Atatürk’ün partisinde çalıştım ve mücadele ettim.

      Uğur Mumcu’nun 1974 ‘ülkeyi bu hale getiren mevcut siyasi partilerden bu ülkenin düzeltilmesini bekleyenler gaflet ve aymazlık içindedirler.’ Saptamalarına katılmıyorum. İnadına ‘düzeltilir’ diyorum. Öğretmenlik mesleğimiz gereği,siyasetin ve çirkin politikaların dışında olduğumuzdan ömrümüzü ‘Ay şavkına zerdali çırparak’ veya ‘Boşa kürek çekerek’ geçirmişiz. Ne yazık ki; Mumcu ve onun gibi katledilen tüm devrimcilerden özür dileme şansım da kalmamıştır. Kemalizm ve 6 altın ilkesi,tüm devrimcileri, tüm partiler tarafından kemirilmekte ve yok edilmeye çalışılmaktadır. Yaşayarak gördüm. Siyaset çıkar kapısı olmuş, tüm idealler yerle bir edilmiş.

      Işınsal; ben de Gençliğe Seslenişi hastalığımızı iyileştirecek reçete olarak algılarım. Nasıl kullanıp olumlu sonuç alınacağını da ‘SÖYLEV’den  çıkardım.

    ‘Yeniden Müdafaa-i Hukuk, yeniden Kuva-i Milliye, yeniden Ya bağımsızlık Ya ölüm!, halkla birlikte demokratik yolla, yeni baştan örgütlenmede gördüm.

Atatürk gibi yapmalıyız!..

                                          

Mehmet DURUÖZ

Niğde