TOPRAK  REFORMU VE KÖY ENSITÜLERI

Osmanlı (TÜRK) Devleti'nin parçalanmasının ardından kurulan “TÜRKIYE CUMHURIYETI"nin her konuda büyük bir enkaz devraldığını ve feodal yapıdan çağdaş sisteme geçerken yasadığı zorlukları akil ve mantık sahibi , art niyetli olmayan herkes az çok bilir.Bilmesi de gereklidir,zorunludur' da.Hepsi ayrı ayrı ele alınacak o kadar olay ve konu var ki;saymakla bitmez.Bazılarının hala çözümlenemediği ve bu gidişle de çözülemeyeceği veya hayli zor olduğu da bir gerçektir.İste bunlardan birisi de ve beklide en önemlisi "Toprak Reformu"dur.

TOPTAK REFORMU:Büyük ATATÜRK' ün en büyük ideallerinden birisiydi ve gerçekleşmesini çok istediği bir konuydu ,Toprak Reformu.Bir tarafta onbinlerce dönüm arazisi ve onlarca hatta yüzlerce köyü olan toprak ağaları,diğer tarafta,topraksız evsiz barksız milyonlarca insan.Bu dengesizliğin giderilmesi için gerekliydi Toprak Reformu.O günlerdeki adıyla" Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu"11 Haziran 1945 yılında kabul edildi.Buna göre,toprak sahipliğinde mülkiyet üst siniri en fazla besbin(5.000)dönüm,alt sinir ise elli(50)dönüm olacaktı.Kısacası topraksız köylü kalmayacak,ağalık ve beylik son bulacak;herkes kendi isinin ve toprağının efendisi olacaktı.Eğer uygulanılsaydı veya uygulansa,uygulanabilse ki,mümkün görülmemektedir su aşamada,müthiş bir gelişme olacaktı veya olur.İyi de mecliste kabul edilen bu kanuna kimler karsı çıktı,konunun can alici tarafı da burada zaten.Buna bağlı olarak Demokrat Partiyi kimler kurdu?

Mecliste bulunan "Toprak Ağası" millet vekilleri bu kanuna(paylaşıma) şiddetle karşı çıktılar.Saltanatları,ağalıkları,şan ve şöhretleri bir anda yok olacaktı.Onlar için halkın değil,kendilerinin varlığı ve mutluluğu önemliydi.Bu milletvekillerinin başlıcaları ve en çok karşı çıkanlarından bazıları şunlardı o zaman,Adnan MENDERES,Celal BAYAR,Celal RAMAZANOGLU,Fevzi Lütfi KAROSMANOGLU,Emin SAZAK,Cavit ORAL ve diğerleri.Bu reform karşıtı toprak ağası millet vekillerinin ilk icraatı ne oldu biliyormuşsunuz?Halka daha iyi hizmet edeceğiz vadiyle ve halk için uygulanacak olan kanuna karşı çıkarak DEMOKRAT PARTI (DP)yi kurdular.Nasıl bir hizmet anlayışı ise?Amaçlarına da ulaştılar ve kanun uygulanmadı,uygulanamadı ve reform rafa kaldırıldı bu halktan yana(!) olan toprak ağalarının cambazlığı  ve kurdukları parti sayesinde.İnsanimiz bunu hala kavrayamadı,bu gidişle de kavrayacağa pek benzemiyor

Halbuki;Büyük ATATÜRK' ün en büyük emellerinden di "Toprak Reformu"nun gerçekleşmesi.O,dememsimiydi?Milletin Efendisi Köylü diye. 1 Kasım 1928 de TBMM nin üçüncü dönem ikinci toplantısında yaptığı konuşmada,"Sark vilayetlerimizin bir kısmında ihdas edilen(oluşturulan)umumi müfettişlik isabetli ve faydalı olmuştur.Cumhuriyet'in kanunlarının emniyetle sığınılacak yegane yer olduğunun anlaşılması bu havalide huzur ve inkisaf(gelişme) için esaslı bir mebdedir(başlangıçtır).Yeni faaliyet devrimizde,gerek bu havalide,gerek memleketin diğer kısımlarında toprağı olmayan çiftçilere toprak tedarik etmek(saglamak) meselesiyle ehemmiyetli olarak istigal buyuracaksiniz(mesgul olacaksınız/uğraşacaksınız).Hükümetin şimdiye kadar bu yolda devam eden gayretine  yenin tedbirlerimizle daha ziyade vüsat vermeye (genişletmeye/artırmaya) muvaffakiyetinizi temenni ederim". Yine,1 Kasım 1929 da TBMM nin üçüncü dönem toplantısını acarken de  diyor ki:" Çiftçiye arazi vermek de hükümetin mütemadiyen takip etmesi gereken bir keyfiyettir.Çalışan TÜRK köylüsüne isleyebileceği kadar toprak temin etmek memleketin istihsalatini(üretimini) zenginleştirebilecek baslıca çarelerdendir."Ayrıca 5.dönem 2. toplantı yılını acarken 1 Kasım 1936 da da milletvekillerine söyle sesleniyor:"Toprak Kanunu'nun bir neticeye varmasını Kamutay’ın  yüksek himmetinden beklerim.Her TÜRK çiftçi ailesinin geçineceği ve çalışacağı toprağa malik olması,behemehal lazımdır.Vatanin sağlam temeli ve imarı bu esastadır".Ne yazık ki ATATÜRK'ün sağlığında bu rüyası gerçekleşememiştir.

Halka hizmet edeceğini ilan eden ve 7 Ocak 1946 da kurulan ama aslında halka karşı olan Demokrat Parti(DP),görece ve sahte kandırmacalar la halkı uyutmayı ve kendine çekmeyi başarmıştır.Bu başarıda ki en büyük silahı da sinsice Allah ile aldatma ucuzluğu olmuştur.(Ayni onların yolunda olan şimdikiler gibi,halkı uyutmalılar ki;atlarını istedikleri gibi oynatsınlar).

KÖY ENSITÜLERI:Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali YÜCEL zamanında 17 Haziran 1940 yılında 3803 sayılı "KÖY ENSTITÜLERI" Kanunu kabul edilmiştir.Amacı:Köy öğretmeni ve köye hizmet götüren diğer yararlı meslek sahipleri yetiştirmek,onları köylerde görevlendirmek ve böylece Anadolu köylerini ve köylülerini aydınlatmak,geliştirmek uyandırmak,verimli ve bilinçli yurttaşlar haline getirmektir.Milletin efendisi yapmaktır.(Bu mucize ve efsane toprak ağalarının isine gelmeyecekti ve gelmedi de)

Köy Enstitülerini bitirenler sadece okulda çocuklara okuma yazma öğretmekle kalmayıp,tain edildikleri köyün ve köylerin,her türlü eğitim ve öğretim islerini görürler.Ziraat islerinin günün koşullarına göre islemesinde rehberlik yaparlar ve uygulatırlar,örnek bağ bahçe ve tarla,atölye gibi tesislerde köylüye rehberli ederler.(Köy Enstitüleri Kanunu Md.6). Yani Köy Enstitülerini bitirenler;köylüye her türlü yeniliği,çağdaşlığı öğreten aydın ve rehber öğreticilerdir.Oldukça da yararlı ve basarili olmuşlardır tüm yurt genelinde.19 Haziran 1942 de çalışmaları ve teşkilatları daha da geliştirilmiş ve hizmetler basarili olmaya devam etmiştir.."ÖRNEK VE BASARILI CALISMALARIYLA,KÖY ENSTITÜLERI ATATÜRKCÜ VE DEVRIMCI KURUMLARDIR" Bu basarili çalışma  ve uygulamalar,halkın uyanması, islerine gelmeyen toprak ağaları basta olmak üzere karşı devrimcileri ürkütmüştür. Çünkü onlar kalkın bilinçlenmesini ve aydınlanmasını istemiyorlardı(simdi de öyle değil mi).Türlü çirkeflik ve oyunlara başvurulmaya başlandı ve ilk önce Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel hedef alindi ve harcandı(şimdide halktan ve haktan yana olanların haince harcanıldığı gibi).5 Haziran 1946 da efsane bakan istifa ettirildi.İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakki Tonguç görevden uzaklaştırıldı.

Hasan Ali YÜCEL'in yerine Milli Eğitim Bakanlığına karsı devrimci Reşat Şemsettin SIRER atandı.Tez zamanda kendisinden beklenileni yapmakta gecikmeyen SIRER,Köy Enstitülerini,Köy Enstitüsü olmaktan suratla uzaklaştırdı.Zaten asil amacı da oydu "Karşı Devrim"cilerin.Onda da basarili oldular.

Buna paralel olarak,Toprak Ağası Cavit Oral da Tarım Bakanlığının başına getirildi.Tarih.8 Haziran 1948.Böylece iki karşı devrimci bakan elbirliği ederek;Köy Enstitülerini ve Toprak Reformu'nu tarihe gömdüler.Kendilerine verilen görevi,karşı devrim görevini olağanüstü başarıyla yerine getirdiler.Sonrası nemi oldu?14 Mayi 1950 de Demokrat Parti iktidara geldi.27 Ocak 1954 tarihinde çıkartılan 6234 sayılı yasa ile Köy Enstitülerinin kalan yıkıntılarına da son verildi, Demokrat Parti tarafından.Onlar ki halk için ,halka hizmet için geldiklerini söylüyorlardı.(Şimdikiler gibi)halkta inanıyordu ve çeşitli entrikalarla inandırılıyordu.(Simdi de ayni taktik uygulanılmıyor mu?)

Benim anlatmaya çalıştığım su:10 Kasim1938 den itibaren karşı devrim tüm hızı ve her türlü şirretliğiyle "ATATÜRK ILKE VE DEVRIMLERINE" karşı bir savaş açmıştır.Saldırılar amacına tam ulaşamadığı için bütün hızıyla devam etmektedir.Nasıl mı? Dün Köy Enstitülerini ve Toprak Reformunu ve her türlü yeniliği türlü sinsiliklerle imha edenler simdi yine benzeri uygulamalarla çalışmalarını sürdürmektedirler.Zerzevat paketleriyle,insan hakları yutturmacalarıyla,ilimli İslam safsatalarıyla,Allah ile aldatma cambazlıklarıyla,insan hakları yutturmacalarıyla,dinin emri diye Hıristiyanlık giysilerinin inancın gereği gibi zorlanmalarıyla,TÜRKIYE CUMHURIYETI'nin ecnebilere jurnal manevralarıyla ve inançlı inançsız ayrımcılıklarıyla.Mandacı zihniyet teslimiyetçilikleriyle.Numaracı cumhuriyet maskaralıklarıyla.Daha neler neler. Yani amaçlarına ulaşmak için her türlü dahili ve harici oyunlara başvurarak.

Eğer Köy Enstitüleri öldürülmeseydi ve eğer Toprak Reformu toprak ağaları tarafından engellenmeseydi halk aydınlanacak ve gerçeği görecek,bu cambazlara pabuç bırakmayacaktı.Simdi anladınız mı ne denilmek istenildiğini ve yazının baslığının amacını?