<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.com/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Sizin Forum</title>
  <link>http://www.ulukisla.net/forum/</link>
  <description>XML içerik linki; Sizin Forum : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006-2007 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Mon, 06 Feb 2012 19:46:14 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Sat, 21 Jan 2012 20:57:47 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 9.05</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.ulukisla.net/forum/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Sizin Forum</title>
   <url>http://www.ulukisla.net/forum/forum_images/web_wiz_forums.png</url>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/</link>
  </image>
  <item>
   <title>Anlat dinleyelim : KADİR DAĞDELEN&#039;DEN DEGİŞİK KONULARDA  YAZILAR</title>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1048&amp;PID=2851#2851</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.ulukisla.net/forum/member_profile.asp?PF=447" rel="nofollow">melekoglu0051</a><br /><strong>Subject:</strong> KADİR DAĞDELEN&#039;DEN DEGİŞİK KONULARDA  YAZILAR<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 21-Ocak-2012 Saat 20:57<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;SEVGİLİ HEMŞERİLERİM FASTAN HEPİNİZE SAYGILAR SELAMLAR<br /><br />Sevgili dostlar uzun bir aradan sonra yene beraber olmanın mutluluğu içindeyim şükürler olsun yaratana sizlerle beni buluşturduğundan dolayı.<br /> Evet dedimya uzun bir ara ve sizlere fastan selamlar dedim.İnsanlar doğarlar büyürler zamanı gelincede hakkın rahmetine kavuşarak ebedi aleme göç ederler göç ederlerde yaşadığı sürecede başlarına neler gelir neler gecer neler görür neler görür bunu yaratandan başka kimse bilmez. tabikide biz zamanı geldikce bunları teker teker görür ve istesekte<br /> istemesede yaşamak zorundayız çünkü insanın kaderi budur ben 1972 1973 yılarında Niğde meslek lisesini bitirince iş bulmak amacı iş ve işci bulma kurumuna yurt dişina yazıldım ha bugün ha yarın derken günler ayları aylar yılları kovaladı bir türlü çıkmadı bir kaç kez sordumsada bir cevap alamadım dur bugün dur yarın derken askere gittim geldim yine yok careyi başka yerlerde aradım bitirdiğim okula teknisyen olarak girmek istedim orada rahmetlı okul müdürümüz İbrahim  CERENİN hişmina uğradım oda bir sigara yüzünden onu sizlere daha önceki yazılarımda anlattım VC de ilk başladığım gün yakalanmamdan adam bizi unutmamış vel hasıl tekerimize taş koydu nasip olmayacak ya hepsi bir bahane biz postu kdz Ereğlisine attık orada birazcik olsun kaderimiz bize güldüde belediyede iki yıl memurluk yaptım 1978 yılındada TÜRKİYEMİZİN göz bebeği güzide bir kuruluşu olan demircelik fabrikasında işci olarak çelikhane müdürlüğünde işe başladım 23 yıl gibi uzun bir zaman ünütenin çeşitli bölümlerinde<br />kendimce başarılı çalışmalar yaptım en son çalıştığım vede emekli olduğum iş sürekli dökümler md oldu burada slap dökümcüsü olarak takas yolu ile 45 yaşımda genc bir emekli olarak emeklı oldum burda bahsettığim takas benim yerime büyük oğlum B.uğur DAĞDELEN girdi 1999 yılında işveren bir tamim yayınladı lise ve dengi okulunu bitirmiş ve emeklisi dolmuş olan personelımıze bir hak tanıyoruz dendı belli bir süre kondu o sürede müracat edenler yararlandılar bede bunu fırsat bildım bende genc denecek bir yaşta emekli oldum kendimce iyidebir karar verdiğime inanıyorum çünkü memleketimide iş bulmak aslanın karnından da töteye gecti birde yeterince tahsilin yoksa işler dahada zor tabiki ben emekli oluncada boş duramadım biz anadalu insaniyız gözümüz çalışmada açılmış başkaları  gibi yatamıyoruz illeki bir uğraşımız olacak hanımla beraber bir kia münübüs aldık doldurduk içini çorap çamaşir havlu  yani kısaca tuafıye malzemeleri köylere giderek satış yaptık 2000 li yıllarda bayağda güzel iş yapardık bir müddet sonra alişveriş yaptığımız toptancı kükkanını devraldık 2003 yılında artık kendi işimizin kendimiz patronu olduk derken kırizler kırizleri takıp etti bulunduğumuz yerde büyük marketler acıldı bizim işler her gecen gün gerilemeye başladı vatandaş perişan kücük  esnaf perişan alan aldığını vermez satan sattığını alamaz derken her gecen gün işler zorlaştı sayın başbakanımızda TV lerden bangır bangır bağıryor kiriz TÜRKİYEMİZİ teğet gecti yalanda değil hani ortasından deldide gectiği için kimse göremedi neyse siyasete fazla girmeyelim biz oraya 550 adet vekil sectik onlardan iyi bilecek değiliz kedilerine bile zam yapmaya ihtiyacları yok bir gecede herkes uyurkek kimse görmeden hallederler bir çırpıda ondan sonrada birbirlerinin üzerine yürürler kürsülerden göstermelık olsun iş yapıyorlar desiler diye dürt  beş senedır bir intibak yasasını daha yeni meclisten gecirdiler onuda 2013 yılının ocak ayına acaba o tarıhte kim hangi makamlara gelecek bekleyıp görelim.sevgili hemşerilerim başınızı ağrıttım özür dilerim bu yazımın devamı haftaya FAS macaralarım 1 olarak yazacağım inşallah görüşürüz ha bu arada ÇOCUKLARIMIZ Karne alacaklar bu vesile ile bütün çocuklarımızı tebrik eder hayırlı tatiller dilerim anne babalar abiler ablalar dayılar emmiler lütfen zayıfı olan çocuklarımıza şefkatle yaklaşalım güzel günleriniz zehir olmasın hayat kısacık bir ömürdür dr mh hk ky vl işci hamal olmuşun hiç farketmez dünyaya gelen aç açık kalmaz yaratan herkesin nasıbini verir ama yinede çalişmak gerekir yatmkla olmaz. kasabamızdan son zamanlarda ebediyete intikal edenler oldu bütün hepsine YÜCEALLAHTAN rahmet yakınlarına ve tüm kasaba halkına başsağlığı dilerim ....sağlıcakla ve dostca kalınız K. DAĞDELEN sevgiler saygılar&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 21 Jan 2012 20:57:47 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1048&amp;PID=2851#2851</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Sa&#287;l&#305;k : R.EVKAYA&#039; DAN SAGLIKLA İLĞİLİ YAZILAR</title>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1071&amp;PID=2850#2850</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.ulukisla.net/forum/member_profile.asp?PF=55" rel="nofollow">melekoglu</a><br /><strong>Subject:</strong> R.EVKAYA&#039; DAN SAGLIKLA İLĞİLİ YAZILAR<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 10-Ocak-2012 Saat 13:44<br /><br />saglık konusundaki  uyarılarına teşekür ederim  ramazan kardeşim]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 10 Jan 2012 13:44:55 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1071&amp;PID=2850#2850</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kutlama : Yaş Günü</title>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1084&amp;PID=2849#2849</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.ulukisla.net/forum/member_profile.asp?PF=55" rel="nofollow">melekoglu</a><br /><strong>Subject:</strong> Yaş Günü<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 10-Ocak-2012 Saat 13:43<br /><br />babaoğlan (52), amadeo (34), lusi (48), Sorcerer (26), demirkanenator (51)  üyelerimizin yeni yaslarını  kurlarım]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 10 Jan 2012 13:43:20 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1084&amp;PID=2849#2849</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Sa&#287;l&#305;k : R.EVKAYA&#039; DAN SAGLIKLA İLĞİLİ YAZILAR</title>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1071&amp;PID=2848#2848</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.ulukisla.net/forum/member_profile.asp?PF=58" rel="nofollow">revkaya</a><br /><strong>Subject:</strong> R.EVKAYA&#039; DAN SAGLIKLA İLĞİLİ YAZILAR<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 16-Aralik-2011 Saat 17:19<br /><br /><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="4"><font color=black>Ben, Doç. Dr. Ayşegül YILMAZ.&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br /><br />Sizlere cok önemli uyarılarım var.<br />"Elektromanyetik Alan" konusunda doktora yapmış bir kişiyim. <br /><br />Öncelikle dizüstü bilgisayarlarıni asla ve asla kucağınızda, dizinizin üstünde kullanmayın.<br /><br />En çok manyetik alanı saç kurutma makinesi ve ütü yayar (bu aletleri kullanırken acele edin, işinizi çabuk bitirin.<br /><br />"Yatak odalarında televizyon, bilgisayar ya da cep telefonu bulunması tahmin edemeyeceğiniz kadar zararlıdır.  Havayı iyonize eden elektromanyetik alan yüzünden çoğu zaman bir koku ile algıladığımız ancak gözle göremediğimiz elektrik yüklü parçalar havada asılı kalırlar.<br />Saatlerce havalandırsanız bile tam olarak ortamdan süpürülmezler, her nefes aldığınızda ciğerlerinize bu parçaları çekiyorsunuz demektir.<br /> Elinizin hemen altındaki klavye ve Mouse ise her hareketinizde elektrik sinyalleri gönderir.  Mutlaka kablolu mouse kullanınız. .  Aynı şekilde uzun süreli klavye ve mouse kullanımı maalesef bilekleri ve eli deforme etmektedir. "RSI (Repetitive Strain Injury)" denen sürekli aynı bedensel hareketlerin tekrarıyla oluşan eklem rahatsızlıkları ve "Carpal Tunnel Sendorumu  (tekrar eden hareket sendromu )" ciddi sonuçları olan ve ameliyat gerektirebilen hasarlar verirler.<br /><br />Lazer baskı yapan yazıcılar, çalışmaları sırasında ozon gazı üretirler.<br />Uzmanlar kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarının, manyetik alanın zayıflattığı bünyelerde oluştuğunu söylüyorlar.<br /><br />Mesela çoğumuzun kullandığı Bluetooth kablosuz bağlantısı için HP firmasının resmi kitapçığı "lütfen sağlığınız için bir metreden kısa mesafede Bluetooth kullanmayın&#8221;diyor.<br /><br />Eğer bütçeniz yetiyorsa LCD dediğimiz ince ekranlardan alın. Bunun radyasyon seviyesi daha düşüktür.<br />  <br />Bilgisayar kasanızı bedeninizden uzak tutun. Kabloları mümkün olduğunca uzun tutarak çevrenizdeki boş alanı uzatın, Bilgisayar masanızı metal aksamdan değil, ahşap ve elektrik yükü tutmayacak şekilde oluşturun.<br />Bilgisayarınızın bağlı olduğu prizi mutlaka topraklı yaptırın.<br /><br />Günde bir kaç saatten fazla keyif, oyun ve web gibi zorunlu olmayan aktiviteler için bilgisayar karşısında zaman harcamayın.<br /><br /> Son olarak, bilinen tüm elektronik cihazlarda elektromanyetik alanı yakalama becerileri yüzünden özellikle ametist kristalleri kullanmanızı ve bilgisayarınızın yakınına koymanızı önereceğim.<br /><br />Bu ametist kristalleri belli aralıklarla deniz suyuyla topraklandıklarında elektrik yükleri sıfırlanarak gereken koruma alanını sağlamaya devam ederler."<br /><br />Sevgili okurlar, ben şahsen Balıkesir Dursunbey Güğü Köyü'nde çalışırken, köyde ametist madeni olması nedeniyle, bol miktarda ametist kristali edinmiştim.<br /><br />VE EN ÖNEMLİ KONU: . . .&nbsp;&nbsp;&nbsp;Eğer acil servis doktoru falan değilseniz, cep telefonunuz uyuyacağınız odada asla açık olarak kalmamalı.  Gece siz uyurken Yatak Odanızdan en az 10 metre uzakta olmalıdır!!!!<br /><br />Yapılan araştırmalara göre 20 dakika boyunca cep telefonu ile kesintisiz konuşanların, bir sağlık kuruluşunda beyin kontrolünden geçmesi gerekiyor. Nitekim telefon ile konuşurken sınırı aştığınızda hep başınız ağrır.. Unutmayınki , konuşurken de telefonun patlama gibi bir tehlikesi  vardır . . .  Mutlaka KULAKLIK KULLANIN ! ! ! <br /><br />Telsiz telefonlarda da benzer tehlikeler mevcut, ev telefonunuz telsizse değiştirin, kablolu alın.<br />  <br />Çamaşır ve bulaşık makineleri çalışırken yanında durmayın (mesela bulaşık makinesini çalıştırıp yanındaki masada keyif çayı içmeyin veya masa keyfi yapmayın), çünkü çok manyetik alan yayarlar.  Özellikle çamaşır makinesinin, çamaşırları döndürme aşamasında hemen uzaklaşın...<br /><br />Son olarak; kullanmadığınız aletleri fişten çekin. Yapılan araştırmaya göre, "stand by" da yani bekleme modunda kalan aletler, gene elektrik tuketıyorlar.  Ve ABD'de bekleme modunda tüketilen elektiriğe "vampir elektirik" deniliyor.  Bu da gösteriyor ki elektronik aletler fişten çekilmediği, en azından güç düğmesinden kapanmadığı sürece bizim için tehlike yaymaya devam ediyor...<br /><br />Tüm bu aletlerin neden olduğu masraf ve küresel ısınma yetmiyormuş gibi, bizi de tüketiyorlar yavaş yavaş..<br /><br />Elektromanyetik Alan konusunda doktora yapmış olan,  Doç. Dr. Ayşegül YILMAZ'dan , <br /><br />Gördüğünüz gibi hayat kolaylaşırken kısalıyor sanki. Kolay ve hızlı; fakat kısa. Bu manyetik kirlilik içinde, eğer dikkatli olmazsak, bizim küçükken birlikte yaşadığımız nine ve dedelerimiz, gelecekte birer masal olacaklar sanırım, insanların genç yaşlarda hayata veda etmelerine bakılırsa yeni nesil nine ve dedelerini tanıyamayacak çünkü. <br /><br />kaynak : www.mailce.com</font></font></font>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 16 Dec 2011 17:19:36 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1071&amp;PID=2848#2848</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Anlat dinleyelim : RAMAZAN EVKAYA&#039;DAN DEGİŞİK  KONULARDA YAZILAR</title>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1073&amp;PID=2847#2847</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.ulukisla.net/forum/member_profile.asp?PF=58" rel="nofollow">revkaya</a><br /><strong>Subject:</strong> RAMAZAN EVKAYA&#039;DAN DEGİŞİK  KONULARDA YAZILAR<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 27-Eylül-2011 Saat 16:15<br /><br /><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="4"><font color=darkblue>Pardon gerçekten  <br /><br />Pardon! Eğer şu anda kullanmıyorsanız, sizin hayat tecrübelerinizden kendime dersler çıkarabilir miyim?<br /><br />Pardon! Boşuna ağrı kesici alıyorsunuz, ben sizin ilk göz ağrınızım ve geçmeye hiç niyetim yok!<br /><br />Pardon! İzninizi almadan size dokunduğum için üzgünüm. Ama siz de içime dokunan sözleriniz için benden izin almamıştınız!<br /><br />Pardon! Ben sizin bildiğiniz insanlardan değilim! NE garip ben benim bildiğim insanlardan bile değilim!<br /><br />Pardon! Ben yolunu kaybetmiş bir gemiyim, buralardan hiç deniz geçer mi?<br /><br />Pardon! Bir yolunu bulup şu treni hemen durdurmazsanız, korkarım ki yeryüzünü boydan boya çizecek!<br /><br />Pardon! Zamanın bütün yaraları iyileştirdiğini, bütün acıları dindirdiğini söylediler. Acaba vişne lekesini de çıkarabilir mi?<br /><br />Pardon! Biraz önce aklımı kaçırdım, fidye ödemeyi düşünür müsünüz?<br /><br />Pardon! Seni sevme mesailerimi sigortaya saysalardı, bugüne kadar on kere emekli olmuştum!<br /><br />Pardon! Sana kendimi anlatmaya çalışmaktan çok yoruldum, bundan sonrasını sen kendi başına anlayabilir misin?<br /><br />Pardon! Yaşadığım herşeyin cılkı çıktı, yerlerine takabilmem için bir reklam arası verebilir miyiz?<br /><br />Pardon! Boşu boşuna hafızamda yer işgal etmeyin, daha önce hiçbir yerde karşılaşmadığımıza eminim!<br /><br />Pardon! Sizin eseriniz olduğumu lafın gelişi söyledim ben, sakın üstüme imzanızı atmaya kalkmayın!<br /><br />Pardon! Hırsızlar biraz önce taksimi çaldılar, sizce şoförü çalınmış bir taksi bulabilir miyim?<br /><br />Pardon! Atı alanın Üsküdar`ı geçtiğini duydum. Ben atı aldığım halde aksi istikamete gitmeyi düşünüyorum, ayıp olur mu?<br /><br />Pardon! Aradığınız numara şu anda kapsama alanı dışındadır, başka bir numaranız varsa lütfen onu sergileyiniz!<br /><br />Pardon! Sana olan duygularımı ifade edecek kelime bulamıyorum, pandomimle anlatmaya çalışsam kızar mısın?<br /><br />Pardon! Aramızdaki problemleri rahatlıkla çözebileceğimize inancım tam, matematik notlarımın düşük olması hiçbir şeyi değiştirmez!<br /><br />Pardon! Varlığınızı park ettiğiniz yer, benim yoluma gitmeme engel oluyor!<br /><br />Pardon! Beni sinderella gönderdi, sizden daha kariyerli bir koca bulduğu için ayakkabılarını geri istiyor!<br /><br />Pardon! Bu söyledikleriniz beni yakından ilgilendiriyor, ama biraz uzaklaşınca umurumda bile olmuyor!<br /><br />Pardon! Lütfen ruhunuzu balkonumun üstüne silkelemeyiniz, her sabah sizin hayal kırıklarınızı süpürmek zorunda değilim!<br /><br />Pardon! Evde yoksanız söyleyin kapıyı hiç çalmamayım.!<br /><br /><br />alıntı: http://www.mailce.com/pardon-gercekten.html</font></font></font>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 27 Sep 2011 16:15:43 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1073&amp;PID=2847#2847</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Sa&#287;l&#305;k : R.EVKAYA&#039; DAN SAGLIKLA İLĞİLİ YAZILAR</title>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1071&amp;PID=2846#2846</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.ulukisla.net/forum/member_profile.asp?PF=58" rel="nofollow">revkaya</a><br /><strong>Subject:</strong> R.EVKAYA&#039; DAN SAGLIKLA İLĞİLİ YAZILAR<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 14-Eylül-2011 Saat 12:49<br /><br /><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="3"><font color=blue>Pet şişelerden kurtulun<br /><br />Aşağıda okuyacağınız satırlar pek hoşunuza gitmeyebilir. Kendinizi kötü, hatta rahatsız hissedebilirsiniz. &#8220;İyi de, ne yapacağız&#8221; diyebilirsiniz. Çünkü ben de aynen sizin söylemeniz muhtemel bu cümleyi söyledim, aynen bu yazdıklarım gibi hissettim. Yine de sizleri sevdiğim için, bunları yazmak zorundayım.<br /><br />Önceki gün, bir yakınımın ameliyatı için, Türkiye&#8217;nin önemli hastanelerinden birindeydim. Ameliyat sonrası, alanında Türkiye&#8217;nin değil, dünyanın en iyilerinden biri ve çok da eski dostum olan doktorumuz geldi. Ameliyatla ilgili bilgi vermek üzere.<br /><br />Konuşurken, önümdeki masada duran &#8220;PET&#8221; şişeyi alıp açtım ve bardağıma su doldurmaya başladım. Profesör doktor uzandı. Elimden pet şişeyi aldı.<br />Suyu doldurduğum bardağı aldı. Görevliyi çağırdı. Pet şişeyi çöpe atmasını, bardağı da lavaboya boşaltmasını söyledi.<br /><br />&#8220;Benim dolabımdan cam şişede bir su getirin&#8221; dedi.<br />&#8220;Ne oldu hocam, sular zehirli de bizim haberimiz mi yok&#8221; dedim şaşkınlıkla.<br />&#8220;Keşke zehirli olsa. Panzehiri olur, ilacı olar. Bunlar zehirden beter&#8221; dedi ve anlattı.<br />&#8220;Son yıllarda kanser olaylarında büyük patlama yaşanıyor. Çok ileri yaşlarda ortaya çıkması gereken bazı kanser türleri, çok erken yaşlarda görünür oldu. Yaşlılarda görülecek lenfomalar, gencecik insanlarda peydahlanıyor. Kemik kanserleri, kemik iliği tümörleri sık sık karşımıza çıkıyor.&#8221;<br /><br />&#8220;Biliyoruz hocam. Çevre koşulları, hormonlu gıdalar. Her şey kanserojen&#8221; dedim.<br />&#8220;Evet&#8221; dedi. &#8220;Bu pet şişeler hepsinden daha kanserojen.&#8221;<br />&#8220;Bütün dünya kullanıyor&#8221; dedim.<br />&#8220;Medeni ülkeler giderek daha az kullanıyor&#8221; dedi.<br />&#8220;Bu pet şişelerdeki sular 2 haftadan uzun süre şişede kaldığı zaman, şişenin içindeki zararlı maddeleri çözüyor ve suya karışmasına neden oluyor. Bunlar hücre yapılarına çok ağır zararlar veriyorlar. Her gün yavaş yavaş bozuyorlar. Eğer iki haftalıktan daha yeniyse bunun içindeki su, iç. Ama iki haftalıktan daha eski ise içme.&#8221;<br /><br />Hemen önümdeki açılmamış pet şişeyi aldım.<br />2 aylıktı ve son kullanma tarihi olarak 10 ay sonrayı gösteriyordu.<br /><br />&#8220;Bu şişeler kısa süreli saklama için uygun. Ama uzun süreli saklamaklarda çok zararlı.&#8221;<br />&#8220;Peki ne yapacağız?&#8221; dedim.<br />&#8220;Cam şişe kullanacağız. Cam şişede su alacağız. Her türlü gıdayı cam şişe içinde talep edeceğiz. Hem çevreye daha az zararlı, hem de sağlığımıza.&#8221;<br />&#8220;Maliyeti yüksek ama&#8221; dedim.<br />&#8220;Kanserin tedavi maliyeti daha mı düşük? Aksine çok daha yüksek. Bütün hayatın boyunca cam şişe kullansan, bir kanser tedavisinin onda biri maliyeti bulmaz. Artık kanserleri büyük ölçüde tedavi edebiliyoruz ama yüksek maliyetli oluyor. Hastayı da harap ediyor.&#8221;<br />&#8220;Hadi küçük şişeleri cam şişede hallettik, ya damacanaları ne yapacağız. Onlar da pet benzeri bir madde değil mi?&#8221;<br />Profesör doktor daha da kötü konuştu.<br />&#8220;Oradaki sorun daha büyük. O damacanalar birden fazla kez kullanılıyor. Ve onları temizlemek için, deterjanla yıkanıyor genelde. İçinde kalan deterjanı temizlemek için en az üç damacana su kullanmak gerek. Sen o damacanaların üç damacana suyla yıkandığını düşünüyor musun?&#8221; diye sordu.<br />&#8220;Düşünmüyorum&#8221; dedim.<br />&#8220;Demek ki damacanadaki suyla birlikte deterjan da içiyoruz&#8221; dedi.<br /><br />Çocukluğumu hatırladım. İstanbul&#8217;da hasıra sarılmış cam damacanalar içinde Beykoz&#8217;dan gelme sular satılırdı.<br /><br />&#8220;Eskiden vardı cam damacanalar&#8221; dedim.<br />&#8220;Talep edelim yine olur. Cama dönmekten başka çare yok. Yoksa her gün kendimizi bile bile öldürüyoruz. Sigara içme kanser olursun kampanyaları yapılıyor. Bunların yanında sigara masum kalır&#8221; dedi. İçim karardı doğrusu.<br /><br />Ama artık eve pet şişe sokmama kararı aldım.<br />Bu kararı da sizinle paylaşmam gerektiğini düşündüm.<br />Hepimizin çocukları için.<br /><br />Habertürk Yazarı: Fatih altaylı<br />Kaynak: http://www.haberturk.com/yazarlar/fatih-altayli/668298-pet-siselerden-kurtulun<br /><br />Alıntı: http://www.mailce.com/pet-sisenin-zararlari.html</font></font></font>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 14 Sep 2011 12:49:03 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1071&amp;PID=2846#2846</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Anlat dinleyelim : İŞE ALMA TEKNİKLERİ</title>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1083&amp;PID=2845#2845</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.ulukisla.net/forum/member_profile.asp?PF=58" rel="nofollow">revkaya</a><br /><strong>Subject:</strong> İŞE ALMA TEKNİKLERİ<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 09-Eylül-2011 Saat 12:34<br /><br /><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="4"><font color=blue>İşe alma teknikleri :) <br /><br />Bir odaya 100 kadar tuglayi belli bir sekilde dizili olarak birakin. Daha sonra odaya 2 veya 3 aday gonderin ve kapiyi kapatin. Onlari kendi hallerinde birakin ve 2 saat sonra odaya giderek durumu analiz edin. <br /><br />Eğer ... <br /><br />1. Tuglalari sayiyorlarsa Muhasebe bolumune. <br /><br />2. Tuglalari saymislar ama tekrardan sayiyorlarsa Denetciler bolumune . <br /><br />3. Tuglalari odanin her yanina sacmislarsa Muhendislik bolumune . <br /><br />4. Tuglalari garip bir duzende siralamislarsa Planlama bolumune . <br /><br />5. Tuglalari birbirlerine atiyorlarsa Operasyonlar bolumune . <br /><br />6. Uyuyorlarsa Guvenlik bolumune . <br /><br />7. Tuglalari parcalara ayirmislarsa Bilgi teknolojileri bolumune . <br /><br />8. Bos bos oturuyorlarsa, Insan kaynaklari bolumune . <br /><br />9. Bir cok farkli kombinasyon denediklerini soyluyorlar, ama bir tuglayi bile yerinden kipirdatmamislarsa Satis bolumune . <br /><br />10. Odada degillerse Pazarlama bolumune . <br /><br />11. Camdan bos bos disari bakiyorlarsa Stratejik planlama bolumune. <br /><br />Ve son olarak..... <br /><br />12.Birbirlerine bir seyler anlatiyorlarsa ve tek tugla bile yerinden <br />oynamamissa, onlari tebrik edin ve ust yonetime yerlestirin... <br /><br /><br />mcetıngungor'den alınmıştır.<br /><br />olayyeriinceleme-googlegruops</font></font></font><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen revkaya - 09-Eylül-2011 Saat 12:35</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 09 Sep 2011 12:34:23 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1083&amp;PID=2845#2845</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Anlat dinleyelim : KADİR DAĞDELEN&#039;DEN DEGİŞİK KONULARDA  YAZILAR</title>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1048&amp;PID=2844#2844</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.ulukisla.net/forum/member_profile.asp?PF=447" rel="nofollow">melekoglu0051</a><br /><strong>Subject:</strong> KADİR DAĞDELEN&#039;DEN DEGİŞİK KONULARDA  YAZILAR<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 14-Agustos-2011 Saat 04:07<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;SELAM SEVGİLİ HEMŞERİLERİM<br /><br /> Saygideeğer hemşerilerim Hepinizin Mübarek ramazan ayını en  içten dileklerimle tebrik eder daha nice ramazanlara bayramlara hep birlikte sağlıklı sıhhatli bir şekilde girmeyi YÜCE ALLAHUTALADAN niyaz ederim<br />Nezaman sitemize bir göz atayım dediğim zaman mutlaka bir acı haberle yıkılıyorum gecenlerde rahmetli Ramazan ALTINALAN dayıyı yanı gocairi dayıyı kaybettik birkac gün sonra Şerife KILINCSOYU şimdide yine aynı akraba olan Ahmet KILINCSOY yanı danacı amcayı kaybemişiz uzun yıllar gurbet ellerde ekmek parası için çalış çabala bir gün karalı haberin gelsin insanın elinden birşey gelmiyor sadece ALLAH rahmet etsin yattığı yer cennet olsun demekten başka hayatını kaybeden Ramazan dayı Ahmet amca ve Hatice teyzemizin topraği bol olsun yakınlarına ALLAHIM sabır versin.<br /> Sizlere bu yazımda Ramazan dayı ile ilgili bir anımı müsadenizle anlatayım buda hatra olarak kalsı yıllardan 1970 yıl aylardan mayıs bahar ayı ben bizim amcaoğlu bekci Cuma ile yaylanın çukur ağıl mevkisinde kendi atlarımızı otlatırken yani güderken hava yağışlı atları otlu bir yere bağladık bizde ağıldakı zuğra denen küçük ev yağmurdan ıslanmamak için girdik birde ateş yaktık hem isınır hemde öğlen yiyeceğimiz yemeğimizi pişiryoduk yemekte bulgur pilavı öğunmek gibi olmasın ama bende bulgur pilavını çok lezzetli yapardım.Tereyağı bol acı biber soğan bir iki tane patates tomates derken orada imkanlar neyi el verirse ona göre güzel bir yemek olurdu o günde aynı şekiled yemeği yaptık mayalı ekmeği tıkır tıkır gevrettık tam bağlayacağız  bu rahmetli Ramazan dayı oda rahmetli oldu Sabi dayının oğlu Yaşar dayı ikisi çika geldi o yeğenler siz buradamısınız diyerek bunlar ıslanmışlar üşümüşler bizim orda ateş yanıyor zuğramız sıcak bunlarda hem ıslak hem üşümüs hem aclar orada mal bulmuş gibi sevindiler bizde onlara yerverdik tabi biz çocuğuz hemen onları buyur ettik biraz isındılar sofrayı kurduk onlarda heybelerinde olan azzıklarını çıkardılar gecmiş gün patates haşlaması soğan peynir acı çökelek ve bizim pilav derken güle oynayı bir yemek yedik rahmetli ramazan dayı her zaman gördüğü yerde o pilavın tadını bir daha bulamadım der yıne oralara bır gidelim derdi birdahada nasip olmadı her sene izine geldiğimde haydı yeğen gidelim yaylaya bir pilav pişirelim diye takılırdı ALLAH rarmet eylesin iyi bir insandı kimseye zararı yoktu evet sevgili hemşerileri bu mübarek ramazan ayında herzaman olduğu gibi biririmize daha fazla ihtiyacımız olduğunu unutmayalım akraba ve yakınlarımızla olan bağlarımızı dahada pekiştirelim işte görüyoruz bir varmışız bir yokmuşuz yarına çıkacağımızı YÜCE yaratandan başka kimse bilmez bu dünyaya kimi zengin kimi fakir gelir ama giderken sadece götürdüğümüz kefenden başka bir şey yok birde yaptığımız iylik ve kötülük onun içiçin hiç kimse bu dünyada baki değildir bir fakirin bir yoksulun karnını doyura bilirsek ne mutlu bize diyorum bu günkü yazıma burada son verirken hepinizin ramazanını ve ramazan bayramınızı şimdiden tebrik eder büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim herzaman sağlıklı sıhhatli olmanızı cenabı ALLAHTAN niyaz ederim hoşca ve dostca kalınız sevgilerimle KADİR DAĞDELEN&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br /> <br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;YAKİR OLMA YOKSUL OLMA ARKADAŞ<br /><br />Hep binerler fakirlerin sırtına<br />Boyun eğeceksin kara bahtına<br />Acırlarmı hiç zalımler yetime<br />FAKIR OLMA YOKSUL OLMA ARKADAŞ<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Yağmur yağar tarlalara sepeler<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Zenginin kulağında çifte küpeler<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Düşme yere gelen gecen tepeler<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  YOKSUL OLMA FAKIR OLMA ARKADAŞ<br /><br />Açsanda gözünü seni bilirler<br />Ardından önünden bakıp gülerler<br />Üç beş kuruş kazancını alırlar<br />FAKIR OLMA YOKSUL OLMA ARKADAŞ<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  İş istesen aş istesen vermezler<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Bu devirde uyanığı sevmezler<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Nekadar yedirsen doydum demezler<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  FAKİR OLMA YOKSUL OLMA ARKADAŞ<br /><br />Karabatak gibi yapma sen dalış<br />Muhtac olma kimseye hep çalış<br />Bu düzene karşı çıkma sen alış<br />YOKSUL OLMA FAKİR OLMA ARKADAŞ<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Gece gündüz çalışsanda doyaman<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Taşı taş üstüne asla koyaman<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Kazansanda onu kendın yiyemen<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  FAKİR OLMA YOKSUL OLMA ARKADAŞ<br /><br />Aç gözlüyüz biz insanlar doymayız<br />Bir fakire bir ekmeği vermeyiz<br />Yanımızda aç komşuyu görmeyız  <br />YOKSUL OLMA FAKİR OLMA ARKADAŞ<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  MELEKOĞLUM hiç üzülme boşuna<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  İsyan etme neler gelir başına<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  YARATANIN KARIŞILMAZ İŞİNE<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  FAKİRDE BİZ YOKSULDA BİZ ARKADAŞ ]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 14 Aug 2011 04:07:52 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1048&amp;PID=2844#2844</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Anlat dinleyelim : RAMAZAN EVKAYA&#039;DAN DEGİŞİK  KONULARDA YAZILAR</title>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1073&amp;PID=2843#2843</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.ulukisla.net/forum/member_profile.asp?PF=58" rel="nofollow">revkaya</a><br /><strong>Subject:</strong> RAMAZAN EVKAYA&#039;DAN DEGİŞİK  KONULARDA YAZILAR<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 06-Temmuz-2011 Saat 09:49<br /><br /><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="4">4 Hikaye, 4 Ders<br /><br />Hikaye 1 &#8211; Ders 1.<br /><br />Adamın biri tam duşa girmek üzeredir ve karısı da duşunu almış olarak kabinden çıkmaktadır ki, kapının zili çalar. Kapıya kimin bakacağı konusunda ufak bir tartışma sonrasında kadın pes eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenleri aşağı iner ve kapıyı açar. Gelen eşinin arkadaşı x&#8217;tir. Kadın daha selam veremeden x:<br /><br />&#8220;havlunuzu üzerinizden yere düşürürseniz size anında 300 Euro veririm&#8221; der. Kadın bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun düğümünü açarak havlunun düşmesini sağlar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze devam eder:<br /><br />&#8220;Antrede doğabilecek ufak bir tensel yakınlık için size 500 Euro daha verebilirim, hem de derhal&#8221; der.<br /><br />Önce şaşkın, fakat daha sonra adrenalinin verdiği heyecan ve alacağı para ile yapabileceklerinin anlık hayaliyle kısa bir duraksamadan sonra kabul eder. Yaşamış olduğu olayın ve kısacık bir süre içerisinde edinmiş olduğu ufak servetin heyecanıyla merdivenleri yukarı çıkarak banyoya geri döner. Hala duşta olan eşi ona kimin geldiğini sorar. &#8220;Arkadaşın x&#8221; diye cevap verir kadın.<br /><br />&#8220;Çok iyi, ona borç verdiğim 800 Euro&#8217;yu getireceğini söylemişti, onu getirdi o zaman.&#8221;<br /><br />1. hikayeden çıkartılacak ders :<br /><br />Eğer bir ekipte çalışıyorsanız bilgiyi saklamayın, paylaşın. Karar mekanizmasında belirleyici olabilir. Böylece yanlış anlaşılmaların ve dışarıya karşı kötü duruma düşmenin önüne geçebilirsiniz.<br /><br />Hikaye 2 &#8211; Ders 2 :<br /><br />Aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracını durdurur vekiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemediğini sorar.<br /><br />Kadın arabaya biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının güzelliği ortaya çıkar. Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre için aracın kontrolünü kaybeder. Aracı tekrar kontrol altına aldıktan sonra sağelini rahibenin bacağı üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve şöyle der: <br /><br />&#8220;Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?&#8221;<br /><br />Utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini sıralar. Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin bacağına tekrar dokunur vites değiştirme bahanesiyle ve rahibe aynı soru ile karşılık verir : <br /><br />&#8220;Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?&#8221;<br /><br />Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve &#8220;af edersin kardeşim insanoğlu zayıf düşebiliyor&#8221; der. Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek kelimesöylemeksizin, ancak çok manalı bir bakış fırlatarak kaybolur.<br /><br />Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir İncil alarak 129. ayeti açar okumak için. 129. ayet şöyle demektedir : <br /><br />İleriye gidiniz, daha yukarlarda arayınız.<br />Orada güzellikler bulacaksınız.<br /><br />2. hikayeden çıkartılacak ders :<br />Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde fırsatları kaçırabilirsiniz.<br /><br />Hikaye 3 &#8211; Ders 3.<br />Pazarlamacı, şef sekreter ve personel müdürü bir öğlen paydosunda lokantaya doğru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayı ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çıkar.<br /><br />&#8220;Aslında kişiye 3 dilek hakkı veriyorum ama sizler üç kişi olduğunuz için hepinizin birer dileğini gerçek yapacağım&#8221; der cin. <br /><br />Şef sekreter arsızca atılarak &#8220;önce ben&#8221; diyerek sıranın önüne yerleşir. <br /><br />&#8220;Bahamalarda, muhteşem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatıma girmesin&#8221; diye dileğini ifade eder. Ve hoop, ortadan kaybolur.<br /><br />Şimdi de pazarlamacı atılır ve &#8220;şimdi sıra bende&#8221; der.<br /><br />&#8220;Hayallerimdeki kadınla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum&#8221; der ve hoop, o da ortadan kaybolur.<br /><br />&#8220;Şimdi sıra sende&#8221; der cin Personel Müdürüne. <br /><br />&#8221;bu iki salağı öğleden sonra işlerinin başında görmek istiyorum&#8221; der personel müdürü.<br /><br />3. Hikayeden çıkartılacak ders :<br />Üstünüz olan birinin her zaman için önce konuşmasına izin verin.<br /><br />HİKAYE 4 &#8211; Ders 4<br /><br />BRANDA<br /><br />Bir mafya babası evli bir kadınla ilişki kurmuş. Bir gece kocası yok diye kadının evine gitmeye karar vermiş ve adamlarına: <br /><br />&#8220;Ben içeri girdikten sonra hemen büyük bir branda ayarlayın ve pencerenin hemen altına dört ucundan gerin&#8221; demiş.<br /><br />Sonra da ne yapacaklarının talimatını vermiş: <br /><br />&#8220;Kadının kocası gelirse kapıyı bir kere çaldırın, ben aşağıya atlayacağım, yakalanıp karizmayı çizdirmeyelim&#8230; Tamam mı?&#8221; Adamları, &#8220;Başüstüne patron&#8221; demişler. <br /><br />Mafya babası kadının evine girmiş, tam yatağa uzandığı anda evin kapısı çalınca bizimki kendini tereddütsüz pencereden donla 4. kattan aşağı fırlatmış. Kadın üzerine alelacele bir şey alıp kapıyı açmış ki karşısında patronun adamlarından biri&#8230;<br /><br />&#8220;Yenge&#8221; demiş adam mahcup bir şekilde önüne bakarak, &#8220;Patrona söyle branda bulamadık!&#8221;<br /><br />DÖRDÜNCÜ HİKAYEDEN ÇIKARTILACAK DERS :<br /><br />&#8220;EKİBİNİ BECERİKLİ VE DE ÇÖZÜM ÜRETEBİLEN BİLGİLİ İNSANLARDAN KURACAKSIN&#8221;<br /><br />Kaynak: http://www.mailce.com/dort-hikaye-dort-ders.html</font></font>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 06 Jul 2011 09:49:13 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1073&amp;PID=2843#2843</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Yemek : Bulgur ve hakkında bilmediklerimiz</title>
   <link>http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1082&amp;PID=2842#2842</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.ulukisla.net/forum/member_profile.asp?PF=58" rel="nofollow">revkaya</a><br /><strong>Subject:</strong> Bulgur ve hakkında bilmediklerimiz<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 30-Haziran-2011 Saat 10:20<br /><br /><font face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><font size="4">Bulgur? Sanki hiç yemedik. Ama vatandaş araştırmış, geliştirmiş bize ikram etmiş.<br /><br />İşte BULGUR ve hakkında bilmediklerimiz,<br /><br />Anadolu&#8217;nun vazgeçilmezidir bulgur. Sofaralardan eksik olmayan baş tacıdır. Afiyetle yediğimiz bu besinin insan sağlığı için ne gibi faydaları olduğunu okumuş muydunuz hiç. Bulgurun faydalarını sizler için derledik, diyor ve aşağıdaki adreste detayını anlatıyor.<br /><br />İlginize bilginize, faydalı olması ümidiyle...<br /><br />http://www.mailce.com/bulgurun-faydalari.html</font></font><br /><br />adresi kopyalayıp adres satırına yapıştırınız...]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 30 Jun 2011 10:20:10 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.ulukisla.net/forum/forum_posts.asp?TID=1082&amp;PID=2842#2842</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>
