Ulukışla Kasabasının Sesi Ana Sayfa
Forum Ana Sayfa Forum Ana Sayfa > Saglik > Saglik
  Aktif Konular Aktif Konular
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş
Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınÇaresizseniz, Çare; Sizsini... Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınRAMAZAN EVKAYA'DAN DEG... Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınRAMAZAN GÜZEL DEN SİİRLER Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınR.EVKAYA' DAN SAGLIKLA... Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınYaş Günü Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınİŞE ALMA TEKNİKLERİ Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınBulgur ve hakkında bilmedik... Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınKomşu duası Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınİşinize Dersinize Konsantre... Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınkoserve nasıl yapılır

Çocuklarda geçmeyen öksürük : İSTANBUL BRONŞİTİ

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu seçenekleri Konu seçenekleri
revkaya View Drop Down
Kidemli Üye
Kidemli Üye
Simge

K.Tarihi: 16-Haziran-2006
Konum: Bursa
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 204
  Alıntı revkaya Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Çocuklarda geçmeyen öksürük : İSTANBUL BRONŞİTİ
    Gönderim Zamanı: 21-Kasim-2006 Saat 16:58
Çocuklarda geçmeyen öksürüğün nedenleri  
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta yazdı.
 
Bugün önce, çocuğunun rahatsızlığından hayli dertli bir okurumun e-postasını özetleyerek vermek istiyorum. Bu mektubu yayınlamamın sebebi, çok sık buna benzer mektuplar almam ve muayenehanemde neredeyse her gün bu tür hastalar görmem:
 
"Hocam selamlar ve saygılar sunarım. Benim 9 yaşında bir oğlum var. Sık sık bronşit oluyor ve akciğer enfeksiyonu geçiyor. Önce bir Tıp Merkezine götürdük. Balgamında tüberküloz mikrobu çıkmadığı halde PPD 14 mm olduğu için tüberküloz tanısı konuldu ve çocuğa 9 ay boyunca tüberküloz ilaçları kullandırıldı. Çocuğun şikayetleri geçmedi, o zamanlar 2 yaşında idi.  Bizi başka bir  yere de sevk etmediler. Biz de özel doktorları gezdik. Herkes bir şey söyledi. Kimi uzamış akciğer enfeksiyonu,  kimisi geçirilmiş tüberküloz, kimisi sinüzit dedi.
 
Ben en son bir üniversite hastanesinin göğüs polikliniğine götürdüm, orada tetkikleri yapıldı. Ciğerleri çok temiz çıktı. Gene tüberküloz mikrobu arandı, üreme olmadı. PPD normal çıktı. Astım  ve alerji konsültasyonu istediler. Koluna ilaç damlatarak alerji testi yaptılar ve alerjisi olmadığı söylendi. Solunum fonksiyon testi yaptılar, o da normal çıktı. Tekrar göğüs polikliniğine döndük. Reflüden şüphelendiler, gastroya gönderdiler. Asit ölçümü yapıldı ve reflü de çıkmadı ve biz yine göğüse döndük.  Tekrar bizi alerji ve astım polikliniğine gönderdiler ve orada solunum fonksiyon testlerinden sonra astım olduğunu söylediler. Oysa ki bir ay önce astım olmadığı yönünde bilgi vermişlerdi. Bunu kendilerine anlattım. O zaman gözden kaçmış olabilir dediler ve bize iki tane ilaç verdiler. Bunları şubat ayına kadar kullanıp tekrar gideceğiz kontrole ve bunları kullanırken çocuk yine hastalandı, ama bu sefer o kadar ağırlaşmadı.
 
Şaşırmış durumdayız. Bize yardım ve yönlendirmelerinizi bekler saygılar sunarım"

GECE GELEN ÖKSÜRÜK
 

Bu çocukların başlıca şikayeti aylardan beri devam eden ve bir türlü geçmeyen öksürük. Öksürük geceleri daha fazla oluyor ve çocuğu uykusundan uyandırabiliyor. Koşmak, gülmek… öksürüğü tetikleyebiliyor. Hastaların çoğunda bu şiddetli öksürüğe karşılık hiç balgam olmuyor, ama bazılarında, az miktarda zor çıkan, yapışkan, köpük niteliğinde balgama rastlanabiliyor.
 
Hastalığın bir özelliği çocuğun gece yatar yatmaz boyundan ve saç diplerinden terlemesi. Bunun dışında çocuğun ne ateşi oluyor, ne halsizliği, ne de iştahsızlığı. Astımlılardaki gibi hırıltı ve nefes darlığı da görülmüyor.
 
Bu çocukların kullanmadığı öksürük şurubu, antibiyotik... kalmamış oluyor, içlerinde verem tedavisi görenlerin sayısı da  az değil.
 
Ellerinden birkaç akciğer ve sinüs röntgeni mutlaka oluyor. Hatta akciğer tomografisi olanların sayısı da az değil. Bunlara okuyucumuzun çocuğunda da olduğu gibi, yapılmadık tahlil de kalmamış oluyor. Alerji testleri, solunum testleri, reflü incelemeleri, kan tahlilleri... Geçmeyen öksürük nedeniyle bronkoskopi yapılan çocuklar bile var.
 
İSTANBUL BRONŞİTİ
 

Çocuklarda böyle uzun süre devam eden ve her türlü tedaviye direnç gösteren öksürüğe neden olabilecek hastalıkların başında, benim "İstanbul Bronşiti" ismini verdiğim bir hastalık geliyor.
 
Bundan sonraki yazıda bu hastalığın nedenlerini, nasıl teşhis edildiğini ve tedavisinin nasıl yapıldığı anlatılacak.

YAZININ İKİNCİ BÖLÜMÜ AŞAĞIDA
[IMG]smileys/smiley28.gif" align="middle" />®evk@y@[IMG]smileys/smiley28.gif" align="middle" />
Yukarı Dön
revkaya View Drop Down
Kidemli Üye
Kidemli Üye
Simge

K.Tarihi: 16-Haziran-2006
Konum: Bursa
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 204
  Alıntı revkaya Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22-Kasim-2006 Saat 11:22
 
İstanbul Bronşiti nedir? Nasıl anlaşılır?  
Dünkü yazısında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta çocuklarda envai çeşit öksürük şurupları, antibiyotikler ve hatta tüberküloz tedavisine rağmen bir türlü geçmeyen ve tüm ailenin huzurunu kaçıran öksürüğün İstanbul Bronşiti denilen hastalığa bağlı olabileceğini yazmıştı.
 
İstanbul Bronşiti, nöbetler şeklinde tekrarlayan, geceleri artan, küçük çocuklarda öğürtü ve kusmaya yol açan öksürük ile karakterize bir hastalıktır. Bazı yönleriyle bronşite, bazı özellikleri ile de astıma benzer, ancak bu hastalık klâsik anlamda ne bronşit ne de astımdır.
 
İstanbul Bronşitinin astımdan en önemli farkı, hastaların hırıltı ve nefes darlığı şikayetlerinin olmamasıdır. Bu hastaların akciğer röntgenleri, solunum fonksiyon testleri ve alerjik deri testlerinde de her hangi bir bulgu yoktur.

İstanbul Bronşiti olan hastalarda, bakteri ve virüslerin neden olduğu diğer bronşitlerde olduğu gibi öksürükle beraber balgam, ateş, hâlsizlik, iştahsızlık gibi belirtilere de rastlanmaz.
 
İstanbul Bronşiti, doktorlar tarafından da iyi bilinen, tanınan bir hastalık değildir. Üst solunum yolları enfeksiyonları, sinüzit, farenjit, geniz eti, reflü, bronşit, astım, zatürree gibi pek çok başka hastalıkla karıştırılmaktadır.
 
BRONŞLAR AŞIRI DUYARLI
 
İstanbul Bronşitinin nedeni bronş hiperreaktivitesi, yani bronşların çeşitli uyaranlara karşı aşırı duyarlı olmasıdır. Ancak, bunun hangi mekanizma ile ortaya çıktığı tam olarak belli değildir.
 
Hastalığın özellikle sonbahar ve kış aylarında daha çok belirti vermesi ve yazın daha az ortaya çıkması, meteorolojik faktörlerin önemini gösterir. İstanbul gibi büyük kentlerdeki yoğun trafik ve şehirleşmeden kaynaklanan hava kirliliği, solunum yollarının virüslerle ve özel bir tür bakterilerle gelişen enfeksiyonları, ev içi hava kirliliği ve özellikle de evde sigara içilmesi hastalığı tetikleyen faktörlerdir.
 
İSMİNİ HASTALAR KOYDU
 
Bronşların aşırı duyarlılığından kaynaklanan İstanbul Bronşiti' nin isim babası aslında hastalarım. Çünkü, "Doktor Bey, bizim çocuğun şikayetleri yazın memleketimize gittiğimizde bıçak gibi kesiliyor, İstanbul' a döner dönmez de tekrar başlıyor. Bu sakın İstanbul Bronşiti olmasın." sözlerini bronş aşırı duyarlılığına bağlı öksürük şikayeti olan çocukların anne veya babalarından pek çok defalar duymuştum. Ben de onların bu gözleminden esinlenerek bu hastalığa İstanbul Bronşiti ismini verdim.
 
Gerçekten de öksürük nöbetleri çocuklar Erzurum, Diyarbakır, Konya, gibi şehirlere veya bunların kasaba ve köylerine gittiklerinde ortadan kalkıyor. Bu da, hastalığın oluşumunda İstanbul'un nemli ve kirli havasının rolünün büyük olduğunu gösteren iyi bir kanıt.
 
KALICI BİR HASTALIK DEĞİL
 
İstanbul Bronşiti astım gibi kalıcı bir hastalık değildir. Hastaların çoğu uygun tedavi ile kısa sürede şikayetlerinden kurtulurlar.

Belirtiler, bazı kişilerde bir kerelik tedavi ile tamamen geçerken, bazı hastalarda ileriki aylar ya da yıllar içinde belirtilerin tekrarlaması da mümkündür. Bunun başta gelen nedeni de tedavinin erken kesilmesidir. 
 
İstanbul Bronşiti, genetik bir hastalık değildir ve ailesel özelliği de yoktur. Bu, bir büyük şehir, yani metropol hastalığıdır. Bu hastalığa yakalanmamak ve hastalığın tekrarlamaması için, ev, okul, işyerleri gibi yaşanılan yerlerin yoğun trafiğin ve fabrikaların uzağında olması ve kapalı mekanlarda alerjenler, sigara dumanı, kimyasal maddeler, aerosoller gibi irritan faktörlerden uzak kalınması gerekir.
 
Cümleten Allah şifalar versin...
[IMG]smileys/smiley28.gif" align="middle" />®evk@y@[IMG]smileys/smiley28.gif" align="middle" />
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Gönderim Kuralları View Drop Down

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.05
Copyright ©2001-2007 Web Wiz